Featured Video Play Icon
Blog Yerli Filozof

Trajediler Neden Hoşumuza Gider?

Trajedilere neden bayılıyoruz? Sürekli birilerinin başına gelen kötü şeyleri ve battıkları yerden çıkma çabalarını izlerken ya da okurken neden bu kadar keyif alıyoruz? (Ya da bu hikayelere neden bu kadar bağlanıyoruz demeli) Bu yoğun trajedi neden?
Freud’un da en çok dile getirilen çalışmalarından Oedipus kompleksini bilen bilir. Oedipus’un hikayesini de içeren bu videoda Aristoteles’in ünlü eseri Poetika’dan örneklerle trajediden neden bu kadar hoşlandığımızın cevabı var.

Animasyon video TED-Ed kanalına (youtube.com/tededucation), seslendirme bana aittir.

 

Hikaye şöyle başlıyor:

Normalde bizler gibi olan asil, zengin veya erdemli bir birey kendisinin ve etrafındakilerin hayatını mahvedecek olan bir hata yapıyor.

Tanıdık geldi mi?

Bu, Yunan trajedisinin klasik hikaye örgüsüdür. Yıllardır, bu hikaye örgüsüne uyan görkemli hikayeler yazdık ve dünya çapında hikayeciler de bunu yapmaya devam ediyor. Aristotales’in “Poetika” eserindeki üç kritik hikaye unsuru da trajedinin çekiciliğini anlamamızda bizlere yardımcı oluyor.

Öncelikle, trajik kahraman rütbesi ve yetenekleri açısından yüce birisi olmalı, aynı zamanda ilişkilendirilebilir olmalı. Bu bir kral ya da başka bir açıdan sıradışı birisi olabilir. Fakat, sen ve ben de ne aşırı derecede iyi ne de aşırı derecede kötü olmadığımız için, kahraman da böyle olmalı. Ayrıca kahramanın, kritik bir hata yapmasına sebep olacak olan hırs, zorbalık, inatçılık ya da aşırı gurur gibi belirli bir kusuru ya da gafleti var. Ve bu hata sonucunda da felaket ve düşüş ortaya çıkıyor.

Bu unsurları eylem halinde görebileceğimiz bir örnek için; Sofokles’in evlatlık olduğundan haberi olmayan ve bir kahin tarafından babasını öldüreceği ve annesi ile evleneceği söylenen bir adamın hikayesi olan “Kral Oedipus” eserine bakalım.

Kaderinden kaçmaya çalışırken yolundan çekilmeyen bir adamı öldürüyor. Daha sonra, korkunç Sfenks’in bilmecesini zekice cevaplayarak Teb Krallığı’nı bir vebadan kurtarıyor. Dul kraliçe ile evleniyor ve kral oluyor. Daha sonra, öldürdüğü adamın babası olduğunu, evlendiği kadının da annesi olduğunu öğrenince gözlerini oyuyor ve yaban hayatta yaşama çekiliyor. Hikayenin başında Oedipus rütbe ve yetenek açısından yüce birisi. Ne aşırı kötü, ne de azizlik derecesinde iyi birisi. Bağlantı kurulabilir birisi. Düşüşün şiddetine bakın. Bir zamanlar kraldı, şimdi evsiz ve kör. Ne de olsa bir kralın yüksek tahtından düşmesi, bir soytarının tabuesinden düşmesinden daha trajik.

Oedipus’un kusuru kibir ya da aşırı gurur ve bu da önceden bildirilen kaderinden kaçmaya çalışmasına sebep oluyor ve bu kaçış da kaderinin gerçekleşmesine sebep oluyor. Kendisi bahtı kara bir insan çünkü babasını öldürmesi ve annesi ile evlenmesi tam olarak bilmeden yaptığı şeyler.

Elbette bu hikaye ilkeleri klasik Yunan trajedisinin ötesine geçiyor.

Shakespeare’in özgün eserinde; Hamlet’in kararlılığının, oyundaki neredeyse bütün karakterleri ölüm ile sonuçlandıracak olan bir takım kararlar serisine yol açtığını ve Macbeth’in hırsının da, onu önce en tepeye fırlattığını ve sonra da mezara gönderdiğini görüyoruz. Hatta, “Taht Oyunları” ve “Kara Şövalye” gibi modern popüler kültür ürünleri de, Aristotales’in 2000 yıl önce tanımladığı figürlerle dolu.

Öyleyse, çekilen bu ıstırapların anlamı ne?

Aristotales’e ve ardından gelen bilginlere göre, iyi bir trajedi seyircide korku ve acıma duygusu uyandırabilir: Aynı ya da benzer bir felakete kurban gitmek korkusu ve kahramanın düşüşüne dair beslenen acıma duygusu. Bu trajik olayların çözüldüğünü izledikten sonra içerisinde bir rahatlama duygusu ve duygusal arınma içeren katarsis’i deneyimliyoruz. Nedeni hakkında da herkesin farklı fikirleri var. Belki de kahraman ile kurduğumuz empati bizim saklı tuttuğumuz güçlü duyguları serbest bırakmamızı sağlıyor ya da bize kısa süreliğine kendi dertlerimizi unutturuyor. Fakat, zavallı Oedipus’u izlerken oluşan duygularımız ne olursa olsun, belirgin şekilde görüyoruz ki, işler ne kadar kötüye giderse gitsin, en azından babanızı öldürmediniz ve anneniz ile evlenmediniz.

 

Yerli Filozof – YouTube: youtube.com/c/yerlifilozof

Yerli Filozof – Facebook: facebook.com/yerlifilozofyt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir