Featured Video Play Icon
Blog Yerli Filozof

Işık Hızını Neden Geçemeyiz?

Einstein, ışık için evrenin hız limiti demiştir. İddiasına göre ışıktan hızlı gitmek demek, evrenin tüm neden-sonuç ilkelerini ihlal etmek demekti. Bu ilkenin bozulması ise mantık hatalarına neden olur. Bunu, bir silahı henüz ateşlemeden hedefi vurmanız gibi mantık hatalarına benzetebiliriz.

Peki neden hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemez?

Öncelikle, ışık hızı dediğimiz şeyin “foton hızı” olduğunu bilmemiz gerekiyor. Işık hızı, yaklaşık olarak saniyede 300 bin kilometredir. Fotonlar da dahil olmak üzere, evrendeki her parçacık Higgs alanı denilen bir alan içinde hareket eder. Bu, suyun içinde yüzmeye benzer veya rüzgarlı bir havada rüzgara karşı yürümeye… Parçacıklara kütlelerini kazandıran şey karşılaştıkları bu dirençtir. Fotonlar ise bu alandan etkilenmez ve içinden öylece geçip giderler. Bunun sebebi kütlesiz oluşlarıdır. Böylece kendilerini yavaşlatacak herhangi bir engelle karşılaşmazlar ve evrenin limit hızına ulaşırlar.

Neden hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemez, sorusuna gelirsek, kütlesizden daha kütlesiz bir şey olamayacağı için hiçbir parçacığın bu hıza ulaşması mümkün olmaz. Yani, eğer saniyede 300 bin kilometre hızı geçmek mümkün olsaydı, bu hıza ulaşan şey yine fotonlar olurdu.

Einstein, bu olaya farklı bir bakış açısı getirmiş ve olaya fotonun gözünden bakmaya çalışmıştır. Eğer evrenin herhangi bir noktasında doğmuş “küçük ve mutlu” bir foton olsaydınız, zaman denilen kavramın sizin için hiçbir anlamı olmazdı. Bunun sebebi, ışık hızına yaklaştıkça zamanın yavaşlaması ve tam ışık hızına ulaşıldığında durmasıdır. Bu yüzden teorik olarak da olsa, ışık hızı aşıldığında zamanda yolculuğun mümkün olabileceği söyleniyor.

Bunu da basitçe şöyle açıklayalım.

Güneşten dünyamıza gelen ışık, yaklaşık 8 dakika içinde bize ulaşır. Eğer siz, yalnızca bir an içinde güneşe gidebilmiş olursanız, dünyaya baktığınızda kendinizin 8 dakika önceki haliyle karşılaşırsınız. Bir güzel soru daha…

Evrenimiz neden bu hızla sınırlanmıştır?

Aslında bu sorunun cevabı basit. Evrenimiz bu şekilde olduğu için. Yani, başka bir evrende her şey daha farklı olabilirdi. 3 boyutlu değil, 2 veya 4 boyutlu bir evrende yaşayabilirdik. Ama o zaman başak bir evrende yaşamış olurduk. Bizim evrenimiz için belirlenen tüm bu evrensel sabitler, evrenimizin başlangıcı olarak kabul ettiğimiz “Büyük Patlama” sırasında ortaya çıkmış sayılardır.

Peki son olarak, ışığı yavaşlatabiliyor muyuz?

Cevap, evet. Çünkü ışığın iki farklı hızı vardır; birincisi, tek bir fotonun kendine ait hızı, ikincisi de ışığın grup halinde yayılma hızıdır. Eğer ışığı “su” gibi daha yoğun bir ortama koyarsak önüne engel yerleştirmiş oluruz ve yayılma hızını yavaşlatabiliriz. Ancak bu, ışığın dalgalar halinde yayılmasından kaynaklı bir sonuçtur. Unutmamak gerekir ki, tek başına foton kütlesizdir ve yine aynı hızla hareket edecektir.

 

Metni Evrim Ağacı sitesinin “Işığa Dair En Temel Bilgiler: Işık Hızını Neden Geçemeyiz?” isimli makalesinden yararlanarak yazdım.

Makaleye bu linkten ulaşabilirsiniz: evrimagaci.org/makale/515

 

Yerli Filozof – Youtube: youtube.com/c/yerlifilozof

Yerli Filozof – Facebook: facebook.com/yerlifilozofyt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir