Featured Video Play Icon
Blog Yerli Filozof

Fermi Paradoksu Nedir? Dünya Dışı Yaşam Var Mı?

“Bildiğimiz, yaşadığımız dünyanın dışında başka bir yerlerde daha yaşam var mı?” sorusu illa ki aklınızı kurcalamıştır. Bu soruya henüz cevap verebilmiş değiliz. Ancak üzerine düşünmeye ve araştırmalar yapmaya teknolojimiz yettiğince devam ediyoruz. Bu videoda da bu konuya bir açıklama getirmeye çalışan Fermi Paradoksunu anlattım.

 

1950’de Enrico Fermi tarafından bir soru soruldu: “Bu engin kainatta bir yerlerde mutlaka hayatla dolup taşan sayısız gezegen olmalı. Ama neden hiçbir kanıt bulamıyoruz? Herkes nerede?”

Bu soru, beraberinde bir çok olasılığı, bunların yanında bir de Fermi Paradoksunu doğurmuştur. Gözlemleyebildiğimiz evren yaklaşık 93 milyar ışık yılı çapındadır ve bu alan içerisinde en az 100 milyar galaksi vardır. Bu galaksilerin, 1 trilyona varabilecek kadar büyük sayılarda yıldıza ev sahipliği yaptığı düşünülmektedir. Bu yıldızların, kendi sayılarının kat kat fazlası kadar gezegen barındırdığı da düşünüldüğünde, olasılığı çok çok düşük tutsanız bile yaşam içermesi muhtemel çok fazla sayıda gezegen olmalıdır. Peki ama onca araştırmamıza, gözünü uzaya doğrultmuş, gelebilecek en ufak bir sinyalin peşinden koşan onca teknolojimize rağmen neden kendilerine ulaşamıyoruz?

Fermi Paradoksu, dünya dışı varlıkların varolma olasılığının son derece yüksek olduğuna dair tahminlerin varlığıyla, bunu doğrulayacak herhangi bir kanıtın yokluğu arasındaki çelişkiyi ifade eder.

Medeniyetler, uygarlık seviyelerine göre 3 kategoride sınıflandırılırlar. Basitçe, 1. tip medeniyetler, kendi gezegenindeki tüm enerjiye erişebilen ve bu enerjiyi kullanabilen medeniyetlerdir. Ünlü gökbilimci Carl Sagan’ın sınıflandırmasına göre bizler bu ölçekte %70 civarındayız. 2. tip medeniyetler, kendi yıldız sistemindeki tüm enerjiyi kullanabilen medeniyetlerdir. 3. tip medeniyetler ise bulunduğu galaksideki tüm enerjiyi kontrol edebilen çok gelişmiş medeniyetlerdir.

Bu medeniyetlerden bir haber olmamızın sebeplerini inceleyecek olursak, iki önemli açıklama göze çarpmaktadır.

Birinci açıklamaya göre, 2. ve 3. tip medeniyetlerden haber alamamamızın sebebi böyle medeniyetlerin olmayışıdır. Matematiksel olarak olasılık yüksek gözükse bile, bizler düşünce sistemimizde bir hata yapıyor olabiliriz. “Büyük Filtre” kuramına göre, gelişmiş medeniyet olma yolundaki uzun evrimsel sürecin önünde geçilmesi çok zor bir engel vardır. Henüz bu filtrenin ötesine geçebilen bir medeniyet olmamıştır.

İkinci açıklamaya göre ise, 2. ve 3. tip medeniyetler bir yerlerde varlıklarını sürdürüyorlar ancak bazı geçerli sebeplerden dolayı onlardan haberdar olamıyoruz. Galaksi çoktan kolonileştirilmiş olabilir, ama biz evrenin uzak ve taşra bir köşesinde varlığımızı sürdürüyor olabiliriz. Belki de çok gelişmiş bir medeniyete göre fiziksel kolonizasyon olgusu son derece gereksiz bir olaydır. Topladıkları enerjiyi geri dönüştürmenin bir yolunu bulmuş ve bu mükemmel ütopyalarını terk etmeye hiç istekli değillerdir. Ya da, evrende korkunç yırtıcı medeniyetler var ve akıllı medeniyetler, yerlerini belirleyecek sinyaller yayınlamaktan bilerek kaçınırlar. Stephen Hawking’in bizi uyardığı gibi…

“Eğer uzaylılar bizi ziyaret ederse, sonuç, Kolomb Amerika’ya ayak bastığındaki gibi olur, ki bu Kızılderililer için hiç de iyi sonuçlanmamıştı.”

  • Stephen Hawking

 

Yerli Filozof – YouTube: youtube.com/c/yerlifilozof

Yerli Filozof – Facebook: facebook.com/yerlifilozofyt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir