Featured Video Play Icon
Blog Yerli Filozof

Ben Kimim? Felsefi Bir Sorgulama

İnsan zihninin kimlik macerasına dair küçük bir öykü. Animasyon video TED-Ed kanalından (youtube.com/tededucation) alınmış, seslendirmesi benim tarafımdan yapılmıştır.

 

İnsanlık tarihi boyunca şu iki sözcük şairleri boş sayfaya, filozofları agoraya ve arayış içindekileri kahinlere yöneltti.

Ben kimim?

Apollo Tapınağı’na kazınmış antik Yunan aforizması olan “Kendini Bil”den, bir rock marşı olan “Sen kimsin?”e kadar filozoflar, psikologlar, akademisyenler, bilim insanları, sanatçılar, teologlar ve politikacıların hepsi kimlik konusunu ele aldılar. Ortaya koydukları hipotezler çok çeşitli ve fikir birliğinden yoksundular. Bunlar akıllı ve yaratıcı insanlar. Öyleyse doğru cevabı bulmanın nesi bu kadar zor ki?

Zorluklardan bir tanesi kesinlikle karmaşık bir kavram olan kimliğin sürekliliğinde yatıyor. Hangi sen kimdir? Bugün olduğun kişi mi, 5 yıl önceki mi? Yoksa 50 yıl sonra kim olacağın mı? Ne zaman benim? Bu hafta mı, bugün mü, şu saat mi, şu saniye mi? Senin hangi yönün sensin? Fiziksel vücudun musun, duygu ve düşüncelerin misin, davranışların mısın?

Soyut mantığın bulanık sularında yolunu bulmak alengirli iş. Bu yüzden Yunan tarihçi Plutarch’ın bu karmaşıklığı göstermek için bir geminin hikayesini anlatması tam yerinde olsa gerek.

Hikaye şöyle;

Theseus, Atina’nın efsanevi kurucu kralı Girit’teki kötü Minotaur’u tek başına öldürüp bir gemiyle eve dönmüştü. Bu kahramanca zaferi şereflendirmek için Atinalılar 1000 yıl boyunca gemiyi titizlikle limanda tuttular ve her yıl onun yolculuğunu tekrarladılar. Geminin bir parçası ne zaman eskise veya zarar görse, aynı materyalden yapılmış tıpatıp aynı bir parçayla değiştirildi. Ta ki hiç orijinal parça kalmayana dek…

Plutarch, Theseus’un gemisinin, kişiliğin sürekliliği etrafında dönen felsefi paradoksun bir örneği olduğuna dikkat çekmişti. Bir şeyin her parçası değiştirilir de nasıl hala aynı şey olarak kalır?

İki tane gemi olduğunu hayal edelim. Theseus’un Atina’da demirlediği gemi A gemisi ve 1000 yıl sonra Atinalılar tarafından kullanılan B gemisi olsun.

Basitçe sorumuz şu:

A, B’ye eşit midir?

Bazıları 1000 yıl içinde yalnızca bir tane Theseus’un Gemisi olduğunu ve üstündeki değişiklikler zaman içinde yapıldığından hiçbir noktada o efsanevi gemi olmaktan çıkmadığını söyleyecektir. Hiçbir ortak noktaları olmasa da iki gemi sayısal olarak, bir tane ve farksız, tıpatıp aynıdır. Böylece A, B’ye eşittir.

Diğerleri de, Theseus’un asla B gemisine ayak basmadığını ve onun varlığının, Theseus’un Gemisi’nin esas niteliksel özelliklerinden birisi olduğunu savunabilirler. O olmadan yaşayamaz. Yani, iki gemi sayısal olarak tıpatıp aynı olsa da niteliksel olarak aynı değildir. Yani A, B’ye eşit değildir.

Peki şu şaşırtmacayı göz önünde bulundurduğumuzda ne olacak?

Ya birisi, orijinal geminin her bir parçası atıldıkça onları toplamış ve orijinal gemiyi yeniden inşa etmişse…

İnşa bittiğinde, inkar edilemez şekilde 2 fiziksel gemi olurdu: Atina’da demirlenmiş olan gemi ve bir adamın arka bahçesindeki gemi. Her iki gemi de Theseus’un Gemisi ünvanında hak iddia ederdi. Ama yalnızca bir tanesi gerçeği olabilir.

Gerçek olan hangisi ve daha da önemlisi bunun sizinle ne alakası var?

Aynı Theseus’un Gemisi gibi siz de sürekli değişen parçaların bir derlemesisiniz. Fiziksel vücudunuz, aklınız, duygularınız, durumlarınız ve hatta esprileriniz bile sürekli değişiyor. Ama yine de inanılmaz ve bazen mantıksız bir şekilde siz de aynı kalıyorsunuz. Bu, “Ben kimim?” sorusunun bu kadar karmaşık olmasının nedenlerinden sadece bir tanesi ve bu soruyu cevaplayabilmek için sizden önceki bir sürü mükemmel beyin gibi dipsiz, felsefi paradoks okyanusuna dalmaya istekli olmanız gerek.

Ya da belki sadece şöyle cevap verirsiniz:

“Ben, güçlü bir gemide destansı bir yolculuk yapan efsanevi bir kahramanım!”

O da olur.

 

Yerli Filozof – YouTube: youtube.com/c/yerlifilozof

Yerli Filozof – Facebook: facebook.com/yerlifilozofyt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir